8.4.23

Oya ben, beklerim.




Ben hep beklerim, Oya ben, beklerim. Geceden mi gündüzden mi başlar mesaim bilemem. Güneşle ayın sıkı takibi hiç şaşmaz bu yüzden de bilemem ben güneşi mi ayı mı beklediğimi. Güneş doğsun da gün yaşansın diye yaşarken de hadi bitsin de gece olsun diye beklerim. Yemek yaparken beklerim, ağır ateş çünkü yemeğin tadını verir, bilirim. Yemek saatlerini beklerim yaptığım yemekleri yiyeyim afiyetle diye, toksam da acıkmayı beklerim zaten. Çayın demini almasını beklerim. Hem ben zaten soğuktan demlerim çayı bu yüzden daha çok beklerim. Yanına poğaça hamuru yoğururum onun mayalanmasını beklerim. İki kere mayalandırırım ben hamuru, tepsi mayası işin sırrıdır çünkü onu da beklemeyi hiç aksatmam, beklerim. Fırına attıktan sonra pişmesini, fırının saatinin çın diye kulağımda çınlamasını beklerim. Bu sefer öyle boş boş da beklemem ama oturur izlerim tek tek her birini. O en alçak tabureyi mutfağın balkonundan içeri alır otururum fırının karşısına iyice kızarmasını beklerim. Fırından çıktıktan sonra biraz tepside biraz da tele alıp teldeyken beklerim. Hiç ellemem, beklerim güzelce ılısınlar diye. Reklamların bitmesini beklerim, kadın adama artık açılsın diye beklerim, kötü anne artık kötülük yapmaktan yorulsun diye beklerim, dizinin bitmesini beklerim. En çok uykumun gelmesini, artık rüyalara gitmeyi beklerim. Artık yaz gelsin de balkonda bekleyebileyim diye mevsimleri kovalar yazı beklerim. Kışın sonlarına doğru sıkılırım evden artık. Her bir noktasını yeterince verimli kullanırım çünkü kış boyu. Canım parkları bahçeleri çeker. Belediyenin bu yıl ihaleyi hangi çiçekçiye verdiğini, o çiçekçinin de elinde en çok hangi renk menekşe olduğunu merak ederim. Mahallenin tüm parklarına yürümeyi beklerim. Yürürken çimlerin biraz daha uzamasını beklerim. Uzasın da belediye biçmeye gelsin, mis gibi çim koksun her yer diye beklerim. Ne zaman biçilmiş çim kokusu duysam canım kısır çeker zaten, eve gelir bulgurun şişmesini beklerim. Annemle bana yetecek kadar, iki çay bardağı bir de baş göz sadakası, bulgur zaten hemen şişer, çok beklemem. Kısır yaptığımız gün yemeği masada yemeyiz. Büyük boy servis tabakalrımız var onlardan ikisini indirir vitrinden onlara hazırlarız tabağımızı. Büyük boy kare peçetelerden de alırız birer tane tabağın altına, rulodan almayız o gün. Hava güzelse ince uzun balkonda birbirimize dönük oturur, dizlerimize sereriz peçeteleri. Arada sağa sola baka baka yeriz yemeğimizi. Hava serinse de öğlen vakti televizyonu açar karşısına geçeriz, mahalleliyi değil de elalemi izleyerek yeriz bu sefer. Yedikten sonra bulgur sıkar biraz, hazmetmeyi beklerim. Ee bir de biliyorsunuz çayın demini almasını beklerim. 


Ben bir şeyi beklerken, ki bu çok sık olur, başka hiç bir şey yapmam. Hiçbir şeyi araya sıkıştırmam. Öylece yek pare beklerim, beklemek olurum ben. Hakkını veririm beklemenin. Radyoda sevdiğim şarkı çaldığında mesela, hemen bırakırım bulaşığı. Ellerimi kurutup otururum, dayarım dirseklerimi mutfak masasına, dinlerim şarkıyı. Nakaratı ikinciye duyduğumda da bitmesini beklemeye başlarıma artık. Köpürttüğüm su diner, şarkı biter.


Ben hep beklerim. Her yerde beklerim. Evin balkonunda beklerim. Bazen çöp kamyonunu bazen sonbaharı, bazen yeni ehliyet almış delikanlıların arabalarını park etmesini. Mutfakta beklerim. Kaynattığım sütün ılımasını, çöp kovasının dolmasını, soğanın pembeleşmesini. Duraklarda beklerim. Herkesle birlikte otobüs, kendi başıma da gideceğim günleri beklerim. Halk otobüslerinin hiç uğramadığı yerlerden gelecek insanları beklerim. Kuyruklarda beklerim. Annemin maaşını kısım kısım çekerim, evde ekmek olsa bile ucuz ekmek kuyruğunda beklerim. Simit saraylarında, boşnak börekçilerinde sıcak bir şeyler beklerim. Ayda bir kere su muhallebisi yemeye gider, muhallebicide beklerim. Artık kullanan pek yok ama bizim mahallede iki tane var, ankesörlü telefon başında beklerim. Aramasını dilediğim kim var bilmeden, ondan telefon beklerim. 


Bulgurlar şişer, nergisler açar, hamur mayalanır, hükümet değişir, reçellik meyveler tezgaha çıkar, günler doğar da batar da. Olmayanın, gelmeyenin yükü ağırlaşır iyice. Tek bilmediğim ama beklemek için yaşadığım şey boynumu büker. Beklerim!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder