1.5.20

Mektup.


Ben. Ne kadar tanırsın sen beni? Tanıdığın kim bilir misin? Beni bilmeyen bir sen varsın sanki hayatımda. Kendimi anlattığım, hikayeler yaşayıp yaşattığım kadar varım gibi gelir hep bana. Sen hiçbir hikayemi yaşadın mı benim? Hikayelerime tanık olmaya hevesli insanlar kalır herhalde hep yanımda. Bak bunu da bilmezsin sen muhtemelen. Bunca yıl kimi tanıyıp inandın da tuttun hayatında onu merak ediyorum ben aslında, o yüzden yazıyorum bu mektubu sana. Senin sence hayatına dahil ettiğin beni merak ediyorum. Mektubun sonu “nasıl bilirdiniz” sorusu ile defin yaşatmazsa bize, belki merak eder de sorarsın bana.

Gördüğüm ağaçların adını araştırır mıyım ben sence, yoksa bakıp geçer miyim çiçeğinin rengine? Defne ağacıyla kaç yaşında tanışmışımdır mesela ben? Çok para verip üç beş yılda bir mi ayakkabı alırım ben, yoksa yirmi liraya rengarenk ayakkabılar mı alırım? Alışverişe  çıkarken liste yapar mıyım evde, buzdolabında durur mu eksik listem hep, yoksa evden bihaber mi dolanırım pazar yerinde. Çok konuşurum mesela bunu bilir misin? Biraz sulugöz olduğumu bilirsin ama onu da yanlış bilirsin. Ben daha çok mutluluktan ağalarım, sense hep çaresizlikten ağladığımı gördün benim. Ben senin sevdiğin yemeği yıllar sonra öğrendim. Sen sormadın sen ne seversin diye. Cevap veremedim diye benim de en sevdiğim yemek yoğurtlu makarna oldu, senin olduğu gibi.  Dünyada en çok babama düşkünüm mesela, bunu belki bilirsin ama korkmazsın babasına çok düşkün kadınları üzmekten.

Titiz miyim ben, dağınıklığımı sever miyim? Şarabı mı daha çok severim birayı mı? Kaçıncı bardakta sarhoş olurum ben? Favayı mı severim humusu mu? İnsanlara masa kurmayı sever miyim? Yeni yemekler denemeyi, onları en güzel tabaklarımla sunmayı sever miyim? Herkes gittikten sonra da “oh” der miyim? Yalnız kalabileyim diye Kalabalıklara girer miyim?
Bitki yetiştirebilir miyim sence ben? Renkli çiçekler mi severim, yeşil koca yapraklı bitkiler mi? Sence kaç kere solucan gübresine takıp toprak harmanlamışımdır balkonda. Çileği, karpuzu çekirdekten mi filizlendiririm ben, fidesini mi alırım? Balkoncu muyum bahçeci mi? Çay sever miyim, bunu hatırlaman lazım. Tatlıya ne kadar düşkünüm? Keyfim yerine gelsin diye bana gofret alır mısın? Aklına gelir mi beni mutlu etmek için gofret almak.
Bisiklete binmeyi biliyor muyum ben? Parkları, bahçeleri sever miyim? Peki ya Rilke’yi? Balıkların hangi mevsimde bereketlendiğini bilir miyim? Canım poğaça istediğinde evde mi mayalarım hamuru? Kaç iş değiştirdim ben bugüne kadar? Bu ilk evliliğim mi? çocuk ister miyim sence ben? Sahi, sence ben kızımın adını ne koyarım? Eski bayramları özlemiş miyimdir sence? Büyüdüğümü nasıl anlamışımdır? Öykü mü severim roman mı? sence ben avlulu bir evin üst kattaki penceresinden  dışarıyı izleyen Raziye miyim, Mahremiyet apartmanının arkaya bakan bir odasında hafif esintide küpesini düşürmüş Füsun mu? Hadsizlik mi ettim, böyle hikayelerle bir anılmaya layık mı sence benim adım?

Neşem yerinde midir genelde? Kinci miyim sence? Mutfakta dans eder miyim? Kendi sesimi güzel bulur muyum? Dünyanın tüm danslarını yalnız mı ettim ben bugüne kadar? Yeşillikleri yıkarken başka, ayıklarken başka şarkı söyler miyim sence, ikisini farklı iş diye görür müyüm? Yeşilliği yıkadığım suyu balkona döker miyim? Takar mıyım bu dünya meselelerini kafama?
Kuşları ayırt edebilir miyim? Serçeyi tüm kuşların küçüğü mü bilirim, yoksa büyüyemeyecek olmasına zorla inandırır mıyım kendimi? Kargaların seslerine güler miyim? Tanıdık kargalarım var mıdır sabahları balkonda denk geldiğim? Kaç ev değiştirdim bu güne kadar, kaç kere taşındım, taşıdım onca anıyı sence?

Et yer miyim? Dedikodu sever miyim ben? İyilik ve kötülük üzerine düşünen biri iyim sence? Dünyayı gezmek ister miyim? Nereleri görmek ister, nerelerde bırakırım sence aklımı?  Sence benim şehrim hangisi? Sever miyim ben hayatı, yaşamayı?