17.3.20

Başlıyoruz!



 Ev karantinasının belirsiz ve sahte dinginliğini yerli yersiz umut ile sarıp sarmalamaya çalışıyorum. Üç yıldır ilk defa yarın işim olmayacak. Mayalanması gereken ekmekler, elenmesi gereken unlar, yetişilmesi gereken üçüncü ve dördüncü işler, teslim edilmesi gereken paketler, yetişmesi gereken yazılar… hiç biri olmayacak. Sırf bu sebepten yarın nasıl uyanacağımı çok merak ediyorum. Sabah saat dokuzda yatakta olmak, kalkmak zorunda olmamak nasıl bir histi acaba.
Öncelikle olumlama yeteneğimi kaybettiğimi hatta dibini kazıdığımı belirtmek isterim. Bu durumu olumlamıyorum. “Her şey benim başıma geliyor yau” bencilliğinde de değilim. Yani anlayacağınız sorumlu da bulamadım bu durumlara. Kimseye laf söyleyemiyorum. Burnumda çikolata lekesi börek sardıktan sonra yoga yapmayı planlarken ben çok savrulluyorum. Yine ben bir takım insanlara sinirlendim tabi, bu kaosu boş geçemezdim. Yok efendim neymiş hobi bahçesi yapalımmış kendimize, bitirilmesi gereken dizileri izleyelim, yeni müzikler dinleyelimmiş. Tamam yapalım bu konuda sıkıntı yok. Kaygı çukurunda kulaç kulaç keşif yapan biri olarak ilk faturaları kontrol edenler, biz ne yapalım. Yeni hobi edinmeyi işim için yeni denemeleri bile bin kere düşünerek yaptım ben yıllarca. Çünkü “atalık tohum, sağlıklı buğday” bulmak zordu ve pahalıydı. Sinemaya gitmeyeli de baya oldu çünkü o sıralada kuryelik yapıyor ekmek dağıtıyordum. Ayrıca şehrimdeki tek bağımsız sinema bilet fiyatlarınnı uçurdukça uçurmuştu. Şimdi zamanım var şimdi izleyeyim değil mi? Yok o öyle olmuyor. Çünkü kaygı benim. Faturalara az kaldı, eve kapandım, ekmek yapamıyorum. On yıllık bir bilgisayarım var ve yazı işlerini de halledemiyor, online çalışamıyorum. 
Bahsettiğim şey evde duvarlara bakıp depresyona girmek değil ama, gereksiz olumlamalarınız canımı çok sıkıyor. 

Yıllarca tek bir devlet canımı sıkıyor diğerlerine gıyaben gıcığım sanardım. Borris yerin dibine girsin kafan diye küfürler savururken buldum bu sabah kendimi. Uzun zaman sonra hareket etmeye karar verip yine bir siyasi ismin yoluma taş koyduğunu görmek çok canımı sıkıyor. Vize başvuru sürecim ertelendi, hayalini kurduğum hayat henüz göremediğim ülkesinden kuş olup uzaklaştı.

Doğal bir yeteneğimi de keşfettim bu süreçte, krizi daha büyük bir krize çevirebiliyorum. 

Merhaba ben yaşama kaygısı.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder